

Korkularınızı zaman zaman rüyalarınızda gerçekmiş gibi görüyor ve yaşıyor musunuz ?
Sizler de bir çok kere yaşamıssınızdır sanırım...Gün içinde etkilendiğiniz olayları korktuğunuz şeyleri geceleri rüyalarınızda görürsünüz. Hatta çoğu zaman kabuslar halinde...
Neden diye hiç düşündünüz mü ?
Çünkü korkularınızı negatif düşüncelerinizi, endişelerinizi gün içinde bilinçaltına itelersiniz. Onlar orada birikir, birikir ve gece olup uyuduğunuzda ortaya çıkarlar. Bu, korkularınızın negatif düşünce ve endişelerinizin bir şekilde dışa vurumu ve bilinçaltınızın bir nevi temizlenmesidir. Hatta bazen bütün gece bunları gerçekmiş gibi ve kabuslar halinde yaşarsınız. Rüyalar, insanın biliçaltını boşaltan bir sibop gibi vazife mi görüyorlar acaba diye hep düşünürüm ben ve öylede galiba....
Peki ya rüyalarla biliçaltınızdan atamadığınız korkularınız, negatif düşünceleriniz, onlar ne olur ?
İşte esas önemli olan da bu...Beyin bizim beynimiz, onu biz sadece biz istediğimiz gibi çalıştırabilir, kullanabiliriz. Aslında bu yetenek her insanda var ama çoğumuz bunu bilmiyoruz veya kullanamıyoruz. Dediğim gibi belki bilmezlikten belki de tembellikten...
Pozitif olmak, her zaman pozitif düşünmek bizi mutlaka doğru yola çıkaracaktır. Korkularımızı, negatif düşüncelerimizi yok etmek bizim elimizde aslında...
Korkularımıza esir olmak, korkularımızı çağırmaktır. Hastalık korkusu hastalığı çağırmaktır, iyi olamayacağımızı düşünmek hastalığın süresini uzatmak veya daha kötü olmamızı sağlamaktır, Yalnız kalma korkusu, yalnızlığı çağırmaktır, başarılı olamama korkusu, başarısızlığı çağırmaktır vs.vs.vs... Hemen koşa koşa gelecektir çağırdıklarınız...
Hasta olduğunuzda negatif değil, pozitif düşünün, göreceksiniz hastalığı daha çabuk yeneceksiniz. En amansız hastalıklarda dahi kendinize inanmanız, yeneceğinize inanmanız çok önemli, bundan sonrası çevrenizdeki insanların inancı, ve tıp 'ın da desteğine kalacaktır.Hele ki çevreniz de sizinle aynı inancı taşıyorsa iyilik kat kat hızlı gelecektir. Ama dediğim gibi önce siz inanmalısınız...
Aklıma gelen bir örneği daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Fatih Terim ve onun yarattığı Galatasaray...
Ne değişti de Galatasaray artık Avrupa takımları ile dişe diş oynuyor ve başarıdan başarıya koşuyor?
Çünkü Fatih Terim bu (Beyni kullanma) yeteneğini çok iyi kullanıyoı ve bunu karşısındaki insanalara da aşılamayı çok iyi biliyor. İşte Fatih hoca bu inancı, bu ruhu Galatasaray 'a ve tüm seyirciye ve hatta tüm Türkiye 'ye kademe kademe aşıladı. Önce kendi inandı, sonra takımını inandırdı, daha sonra seyircisini inandırdı ve en sonunda da Tüm Türkiye 'yi inandırdı, bizim de başarılı olabileceğimize, önümüze çıkan dünya devlerini yenebileceğimize... Takım inandı yenebiliriz diye ve yendi, o yendikçe seyirci de inandı ve sonunda Türkiye tek vücut oldu... İşte pozitif düşüncenin, inancın ve beynin zaferi.... Şimdi artık Galatasaray 'ın bir maçı olduğunda eskisi gibi "yine yeniliriz !" diye değil "Galatasaray bu takımı da yener !" diye düşünüyoruz değil mi ? Kaç kişiyiz böyle düşünen !!! Ne büyüğüz ve ne güçlüyüz, görüyor musunuz ?
Bu arada seyrettiğim bir bir film geldi aklıma... Sphere "Küre" (Dustin Hoffman, Sharon Stone, Samuel Black) Bu filmi izleyenler bilir, izlemeyenler de mutlaka izlesin, bu anlattıklarımı daha iyi görecek ve anlayacaksınız.
Evet yenin artık korkularınızı, onları çağırmayın, pozitif olun ve onları yenin, rüyalarınız herzaman sibop vazifesi göremez. Beyninizi, size zaten verilmiş olan yetenekleri kullanmaya başlayın ve görün hayatınız nasıl değişiyor.
Sevgiyle ve pozitif kalın...
Reha Ersavcı ©