|
MEKTUP
-19- (Dar bir zamanda söylenen türkü’ ye)
Sana bu mektubu, giderken beni bıraktığın balıkçı kahvesinde
“bana şiirler, mektuplar yaz” diyerek verdiğin kalemle yazıyorum.
Şimdi yokluğunun ertesindeyim.İnsanlar var bol zamanda az şeyler yaşarlar,
insanlar var dar zamanda ömür sığdırırlar zamana. Biz de seninle kısıtlı
zamanda yaşadık sevdamızı. Mahkumuyduk zaman mevhumunun. Ne güpegündüz
birbirimizin elini tutabildik, ne sarılıp hasretle öpüşebildik; yasaklıydı
sevdamız, söylenemezdi türkümüz. Ancak gece olunca mehtaba çıkabildik.
Heybeli olmasa da Alanya kumsalında mehtabı izledik.Sazlar olmasa da denizin
narin dalgalarıydı eşlik eden sevda türkümüze.
Sevdamızı dört duvar arasında yaşadık. Bizimkisi özgür
mahpusluktu, yeri geldi gölgemizden bile korktuk. Ne kadınlar koğuşundan hüzzam
şarkılar yükseliyordu, ne de avlu voltalarında bozlak türküler söyleniyordu.
Biz yazdık, biz söyledik türkümüzü gece boyu.Perdemiz vardı, aralayamadık;
penceremiz vardı, açamadık; ışığımız vardı, yakamadık; havamız vardı,
soluyamadık.
Sen sessizliklerim, sensizliklerim ve kalabalık yalnızlıklarımın tam
ortasından geçen çılgın nehir gibiydin.Dalgaların kıyılarımdaki yalnızlıkları,
sessizlikleri ve sensizlikleri okşuyordu usulca.
Bölük pörçük yaşayabildik sevdamızı. Dedim ya yasaktı sevdamız.
Yine de dar zamanda ömür yaşadık. Yapmayı isteyip de yapamadığım tek şey
göğsünde karşılamaktı sabahın ilk ışıklarını ve mahmur gözlerimizi
aralayıp “günaydın sevgilim” diyebilmekti. Sağlık olsun!!!
Beklenen zaman geldi sonunda, gitmeliydin. Biliyordun gitmek zorunda olduğunu,
biliyordum kalamayacağını. Cesaret edipte söyleyemedim yüzüne “gitme,
benimle kal” diye. Bir gün bir yerde yine buluşacaktı ellerimiz, yine
kilitlenecekti birbirine gözlerimiz ve yine şiirler okuyup türküler söyleyecekti
sevdaya dair yüreklerimiz.
Gittin!!! Ardından bakakalırken gözlerim, “gitme aklım sende kalır,
uyuyamam geceleri” türküsünü mırıldanmaya başlamıştı bile dilim.
Gittin!!! Zamanın tam ortasına o anı durdurmak istercesine bir çivi çakarken
ellerim, tüm suskunluğuyla, avaz-avaz çığlık
çığlığa “gitme, ne olur bende kal” diyordu yüreğim. Tekrar gel ırak
türküm, tekrar gel…
SiiR
AdAM
|