|
Dostlarım ;
Dun , usul usul aksam karanligi cokmeye basladiginda , bir arkadasimin
verecegi davete katilmak uzere adimlarimi siklastirarak yururken ,aklimda
sigarayi henuz birakamamis olmamin ezikligininden olsa gerek yeni aldigim
ayakkabilar gozume palet gibi gorunmeye baslamisti...
Yemekte de , aklimda ucusan bir suru soru...
Garsonun kadehime denemem icin koydugu sarabi tattigimda ise , isyan
edesim geldi... Neden hep garsonun tatmamız icin koydugu sarabi , adeta bir
sarap eksperi edasiyla tattiktan sonra begendigimizi ifade etmek zorundayiz
ki ? Neden , farkinda olmadan , suratima taktigim maskenin gereken rolunu
oynayip rituellerini uygulamak zorunda oldugumu dusunurken , harala gurele
yasadigimiz hayatta kurallara sadakatimin bana veregeldigi tortularin
ayirdina varamayiz ki ?
Neden , masanin ortasindaki arasicak tabagindaki son kalan sigara
boregi ya da misket kofteye herkes gozucuyla bakip ic gecirmesine ragmen ,
kimse dokunmaz anlamam... Neden ,herkes o son "sey" leri birbirine
birakmanin "dogru" olacagi inancindadir?
Yeni kesilmis ve ardindan sulanmis cimenlerin verdigi serinlik ve taze
cim kokusunun esliginde , serin mermerlerin isiginda, hemen insanlarimin
halay cekme aliskanligi , ne kadar da olmasi gerekenler adina davrandigimizi
yasatti bana...
Aslinda , bana ortacag Fransa'sini hatirlattigi icin yuregimde tarifi
imkansiz bir burukluk ve insanligin cekegeldigi yoksullugu animsattigi icin
sikmaktan dislerimi agrittigim bu ortamda ; insanlarin ne kadar cok
kendileri olabildigi ve bu ugurda ne kadar az bir savasim verebildigini ya
da veremedigini dusunduruyor ; omurlerin her zaman folklorik kulturlerimizin
uzerimize sindigi olcude sadece ogrendiklerimizi uygulamak zorunda
kaldigimiz bir surec olmaktan kurtulamadigini , ve insanligin nicelik
yerine nitelikli dusunmek durumunda kalmasi gerektigini butun hucrelerimde
duyumsadigimin farkindaligini yasarken ; kulaklarima gelen garip bir ezgi
yuzumde gulumsemelere yol aciyordu :
Guz gulleri gibiyim...
Hic bahar yasamadim...
Ya sevmeyi bilmedim...
Ya da sevince gec kaldim....
Isik ve sevgiyle...
Levent Bilgin
|