Aylardan Eylül…
Öyle
acımasız ki yıllar..
Nedendir bilinmez Eylül aylarına ayrı bir seviyorum.. Daha bir aşık olası
geliyor insanın.. Rüzgarıyla, güneşiyle daha bir içten daha bir samimi..
Eylül
bana senin gülümseyişini, yanağındaki çukuru, gözlerini, sıcaklığını
anımsatıyor… Ağlıyorum… Göz yaşlarıma anlam bile veremiyorum çoğu zaman..
Neydi beni bu denli yıpratan, üzen bilmiyorum..
Birini
severken acı gerçekleri kabul etmek o kadar zor ki…. Önünde toprak ikiye
ayrılır ve sen hangi tarafta kalman gerektiğine karar veremezsin… Anlamsızca
sadece izlersin..
Ve yine
ağır adımlarla kış geliyor.. Cama bütün hiddetiyle vuran yağmur
damlacıkları, gökten zemine tembelce inan kar taneleri… Üşüten rüzgarlar.
Ve yine koca bir kışta koca bir sensizlik!
Hayatımda ne senden önce böyle sevdim ne de senden sonra bu söz konusu…
Yoksun…
Yokluğuna alışmak her şeyden zor.. Olmayacaksın da…!
Yaşadıklarımın bir adı var mıydı? En çok bunu merak ediyorum.. Göz yaşlarıma
engel olamadığım zamanlarda eğer adı aşksa, sevgiyse lanet ettim durdum bu
yaşadıklarıma..
Mevsimler sürekli değişecek.. Ben biten her yılda seni biraz daha
çıkaracağım kalbimden…
Sana
yemin olsun bu yürek seni sevdiği gibi unutmasını da bilecek!
NEŞE
BAHADIR
22.10.2004